Bilge Kağan Anıtı
Salı, Mayıs 26, 2009
Kültigin Anıtının bir kilometre uzağındadır. 734 yılında ölen Bilge KaÄŸan adına oÄŸlu Tenri KaÄŸan tarafından yaptırılan bu anıt 735 yılında dikilmiÅŸtir. Yazıtta Bilge KaÄŸan’ın aÄŸzından devletin nasıl büyüdüğü anlatılmakta ve Kültigin’in ölümünden sonraki olaylar ilave edilmektedir. Ayrıca kaÄŸanın konuÅŸmasından baÅŸka yeÄŸeni YuluÄŸ Tigin’in kayıtları da yer almaktadır. Yaklaşık 3,75 metre yüksekliÄŸinde olan yazıt, dört cephelidir. Yazıtın doÄŸu yüzünde 41, kuzey ve güney yüzlerinde 15′er satır Göktürk harfli Türkçe metin bulunmaktadır. Batı yüzünde ise, (Köl Tigin yazıtında olduÄŸu gibi), Çince bir metne yer verilmiÅŸtir. Batı yüzün tepelik kısmının ortalarına da Göktürk harfli Türkçe manzum metin yazılmıştır. Yazıtın güneydoÄŸu, güneybatı ve batı yüzlerinde de (pahlarda) Göktürk harfli Türkçe küçük metinler bulunmaktadır. Yazıtta olayları nakleden, öğütler veren Bilge KaÄŸan’dır. Yazıta Köl Tigin’in ölümünden sonraki olaylar da ilave edilmiÅŸtir.
BİLGE KAĞAN YAZITI
Doğu Yüzü:
Tanrı gibi Tanrı yaratmış Türk Bilge KaÄŸanı, sözüm: Babam Türk Bilge KaÄŸanı … Sir, Dokuz OÄŸuz, İki Ediz çadırlı beyleri, milleti … Türk tanrısı … üzerinde kagan oturdum. OturduÄŸumda ölecek gibi düşünen Türk beyleri, milleti memnun olup sevinip, yere dikilmiÅŸ gözü yukarı baktı. Bu zamanda kendim oturup bunca ağır töreyi dört taraftaki … dim. Üstte mavi gök, altta yağız yer kılındıkta, ikisi arasında insan oÄŸlu kılınmış. İnsan oÄŸlunun üzerine ecdadım Bumın KaÄŸan, İstemi KaÄŸan oturmuÅŸ. Oturarak Türk milletinin ilini, töresini tutu vermiÅŸ, düzene soku vermiÅŸ. Dört taraf hep düşman imiÅŸ. Ordu sevk ederek dört taraftaki milleti hep almış, hep tâbi kılmış. BaÅŸlıya baÅŸ eÄŸdirmiÅŸ, dizliye dik çöktürmüş. DoÄŸuda Kadırkan ormanına kadar, batıda Demir Kapıya kadar kondurmuÅŸ. İkisi arasında pek teÅŸkilâtsız Gök Türk’ü düzene sokarak öylece oturuyormuÅŸ. Bilgili kaÄŸan imiÅŸ, cesur kaÄŸan imiÅŸ. Buyruku bilgili imiÅŸ tabiî, Cesur imiÅŸ tabiî. Beyleri de milleti de doÄŸru imiÅŸ. Onun için ili öylece tutmuÅŸ tabiî. İli tutup töreyi düzenlemiÅŸ. Kendisi öylece vefât etmiÅŸ. Yasçı, aÄŸlayıcı, doÄŸuda gün doÄŸusundan Bökli Çöllü halk, Çin, Tibet, Avar, Bizans, Kırgız, Üç Kurıkan, Otuz Tatar, Kıtay, Tatabı, bunca millet gelip aÄŸlamış, yas tutmuÅŸ. Öyle ünlü kaÄŸan imiÅŸ. Ondan sonra küçük kardeÅŸi kaÄŸan olmuÅŸ tabiî, oÄŸulları kaÄŸan olmuÅŸ tabiî. Ondan sonra küçük kardeÅŸi büyük kardeÅŸi gibi kılınmamış olacak, oÄŸlu babası gibi kılınmamış olacak. Bilgisiz kaÄŸan oturmuÅŸtur, kötü kaÄŸan oturmuÅŸtur. Buyruku da bilgisizmiÅŸ tabiî, kötü imiÅŸ tabiî. Beyleri, milleti ahenksiz olduÄŸu için, aldatıcı olduÄŸu için, Çin milleti hilekâr ve sahtekâr olduÄŸu için, küçük kardeÅŸ ve büyük kardeÅŸi birbirine düşürdüğü için, bey ve milleti karşılıklı çekiÅŸtirttiÄŸi için, Türk milleti il yaptığı ilini elden çıkarmış, kaÄŸan yaptığı kaÄŸanını kaybedivermiÅŸ. Çin milletine beylik erkek evlâdını kul kıldı, hanımlık kız evlâdını cariye kıldı. Türk beyler Türk adını bıraktı. Çinli beyler Çin adını tutarak, Çin kaÄŸanına itaat etmiÅŸ. Elli yıl iÅŸi gücü vermiÅŸ. DoÄŸuda gün doÄŸusunda Bökli kaÄŸana kadar ordu sevk edi vermiÅŸ. Batıda Demir Kapıya ordu sevk edi vermiÅŸ. Çin kaÄŸanına ilini, töresini alı vermiÅŸ. Türk halk kitlesi şöyle demiÅŸ: İlli millet idim, ilim ÅŸimdi hani, kime ili kazanıyorum der imiÅŸ. KaÄŸanlı millet idim, kaÄŸanım hani, ne kaÄŸana iÅŸi, gücü veriyorum der imiÅŸ. Öyle diyip Çin kaÄŸanına düşman olmuÅŸ. Düşman olup, kendisini tanzim ve tertip edemediÄŸinden, yine tâbi olmuÅŸ. Bunca iÅŸi, gücü vermediÄŸini düşünmeden, Türk milletini öldüreyim, kökünü kurutayım der imiÅŸ. Yok olmaya gidiyormuÅŸ. Yukarıda Türk Tanrısı, mukaddes yeri, suyu öyle tanzim etmiÅŸtir. Türk milleti yok olmasın diye, millet olsun diye, babam İltiriÅŸ kaÄŸanı, annem İlbilge Hatun’u göğün tepesinden tutup yukarı kaldırmıştır. Babam kaÄŸan on yedi erle dışarı çıkmış. Dışarı yürüyor diye ses iÅŸitip ÅŸehirdeki daÄŸa çıkmış, daÄŸdaki inmiÅŸ. Toplanıp yetmiÅŸ er olmuÅŸ. Tanrı kuvvet verdiÄŸi için, babam kaÄŸanın askeri kurt gibi imiÅŸ, düşmanı koyun gibi imiÅŸ. DoÄŸuya batıya asker sevk edip toplamış, yığmış. Hepsi yedi yüz er olmuÅŸ. Yedi yüz er olup ilsizleÅŸmiÅŸ, kaÄŸansızlaÅŸmış milleti, cariye olmuÅŸ, kul olmuÅŸ milleti, Türk töresini bırakmış milleti, ecdadımın töresince yaratmış, yetiÅŸtirmiÅŸ. Tölis, TarduÅŸ milletini orda tanzim etmiÅŸ. Yabguyu, ÅŸadı orda vermiÅŸ. Güneyde Çin milleti düşman imiÅŸ. Kuzeyde Baz KaÄŸan, Dokuz OÄŸuz kavmi düşman imiÅŸ. Kırgız, Kurıkan, Otuz Tatar, Kıtay, Tatabı hep düşman imiÅŸ. Babam kaÄŸan bunca …. kırk yedi defa ordu sevk etmiÅŸ, yirmi savaÅŸ yapmış. Tanrı lûtfettiÄŸi için illiyi ilsizletmiÅŸ, kaÄŸanlıyı kaÄŸansızlatmış, dizliye diz çöktürmüş, baÅŸlıya baÅŸ eÄŸdirmiÅŸ. Babam kaÄŸan öylece ili, töreyi kazanıp, uçup gitmiÅŸ. Babam kaÄŸan için ilkin Baz kaÄŸanı balbal olarak dikmiÅŸ. Babam kaÄŸan uçtuÄŸunda kendim sekiz yaşında kaldım. O töre üzerine amcam kaÄŸan oturdu. Oturarak Türk milletini tekrar tanzim etti, tekrar besledi. Fakiri zengin kıldı, azı çok kıldı. Amcam kaÄŸan oturduÄŸunda kendim prens … Tanrı buyurduÄŸu için ondört yaşımda TarduÅŸ milleti üzerine ÅŸad oturdum. Amcam kaÄŸan ile doÄŸuda YeÅŸil Nehir’e, Åžantung ovasına kadar ordu sevk ettik. Batıda Demir Kapı’ya kadar ordu sevk ettik. Kögmen’i aÅŸarak Kırgız ülkesine kadar ordu sevk ettik. Yekun olarak yirmi beÅŸ defa ordu sevk ettik, on üç defa savaÅŸtık. İlliyi ilsizleÅŸtirdik, kaÄŸanlıyı kaÄŸansızlaÅŸtırdık. Dizliye diz çöktürdük, baÅŸlıya baÅŸ eÄŸdirdik. TürgiÅŸ kaÄŸanı Türk’üm, milletim idi. BilmediÄŸi için, bize karşı yanlış hareket ettiÄŸi, ihanet ettiÄŸi için kaÄŸanı öldü, buyruku, beyleri de öldü. On Ok kavmi eziyet gördü. Ecdadımızın tutmuÅŸ olduÄŸu yer, su sahipsiz kalmasın diye Az milletini tanzim ve tertip edip … Bars bey idi. KaÄŸan adını burda biz verdik. Kız kardeÅŸim prensesi verdik. Kendisi ihanet etti, kaÄŸanı öldü, milleti cariye, kul oldu. Kögmen’in yeri, suyu sahipsiz kalmasın diye Az, Kırgız milletini tanzim ve tertip edip geldik. SavaÅŸtık … ilini geri verdik. DoÄŸuda Kadırkan ormanını aÅŸarak milleti öyle kondurduk, öyle düzene soktuk. Batıda Kengü Tarbana kadar Türk milletini öyle kondurduk, öyle düzene soktuk. O zamanda kul kullu, cariye cariyeli olmuÅŸtu. Küçük kardeÅŸ büyük kardeÅŸini bilmezdi, oÄŸlu babasını bilmezdi. Öyle kazanılmış, öyle düzene sokulmuÅŸ ilimiz, töremiz vardı. Türk, OÄŸuz beyleri, milleti iÅŸit: Üstte gök basmasa, altta yer delinmese, Türk milleti, ilini, töreni kim bozabilecekti? Türk milleti, vazgeç, piÅŸman ol! DisiplinsizliÄŸinden dolayı, beslemiÅŸ olan kaÄŸanına, hür ve müstakil iyi iline karşı kendin hata ettin, kötü hâle soktun. Silâhlı nereden gelip dağıtarak gönderdi? Mızraklı nereden gelerek sürüp gönderdi? Mukaddes Ötüken ormanının milleti, gittin! DoÄŸuya giden, gittin! Batıya giden, gittin! GittiÄŸin yerde hayrın ÅŸu olmalı: Kanın nehir gibi koÅŸtu. KemiÄŸin daÄŸ gibi yattı. Beylik erkek evlâdını kul kıldın. Hanımlık kız evlâdını cariye kıldın. O bilmemenden dolayı, kötülüğün yüzünden amcam kaÄŸan uçup gitti. Önce Kırgız kaÄŸanını balbal olarak diktim. Türk milletinin adı sanı yok olmasın diye, babam kaÄŸanı, annem hatunu yükselten Tanrı, il veren Tanrı, Türk milletinin adı sanı yok olmasın diye, kendimi o Tanrı kaÄŸan oturttu tabiî. Varlıklı, zengin millet üzerine oturmadım. İçte aÅŸsız, dışta elbisesiz; düşkün, periÅŸan millet üzerine oturdum. Küçük kardeÅŸim Kül Tigin, iki ÅŸad, küçük kardeÅŸim Kül Tigin ile konuÅŸtuk. Babamızın, amcamızın kazanmış olduÄŸu milletin adı sanı yok olmasın diye Türk milleti için gece uyuyamadım, gündüz oturmadım. Küçük kardeÅŸim Kül Tigin ile, iki ÅŸad ile öle yite kazandım. Öyle kazanıp bütün milleti ateÅŸ, su kılmadım. Ben kendim kaÄŸan oturduÄŸumdan her yere gitmiÅŸ olan millet yaya olarak, çıplak olarak, öle yite geri geldi. Milleti besleyeyim diye kuzeyde OÄŸuz kavmine doÄŸru; doÄŸuda Kıtay, Tatabı kavmine doÄŸru; güneyde Çine doÄŸru on iki defa ordu sevk ettim … savaÅŸtım. Ondan sonra Tanrı buyurduÄŸu için, devletim, kısmetim var olduÄŸu için, ölecek milleti diriltip besledim. Çıplak milleti elbiseli kıldım. Fakir milleti zengin kıldım. Az milleti çok kıldım. DeÄŸerli illiden, deÄŸerli kaÄŸanlıdan daha iyi kıldım. Dört taraftaki milleti hep tâbi kıldım, düşmansız kıldım. Hep bana itaat etti. Onyedi yaşımda Tanguta doÄŸru ordu sevk ettim. Tangut milletini bozdum. OÄŸlunu, karısını, at sürüsünü, servetini orda aldım. Onsekiz yaşımda Altı Çub SoÄŸdaka doÄŸru ordu sevk ettim. Milleti orda bozdum. Çinli Ong vali, elli bin asker geldi. Iduk BaÅŸta savaÅŸtım. O orduyu orda yok ettim. Yirmi yaşımda, Basmıl Iduk Kut soyumdan olan kavim idi, kervan göndermiyor diye ordu sevk ettim. K … m tâbi kıldım, malını çevirip getirdim. Yirmi iki yaşımda Çin’e doÄŸru ordu sevk ettim. Çaça general, seksen bin asker ile savaÅŸtım. Askerini orda öldürdüm. Yirmi altı yaşımda Çik kavmi Kırgız ile beraber düşman oldu. Kemi geçerek Çike doÄŸru ordu sevk ettim. Örpende savaÅŸtım. Askerini mızrakladım. Az milletini aldım … tâbi kıldım. Yirmi yedi yaşımda Kırgız’a doÄŸru ordu sevk ettim. Mızrak batımı karı söküp, Kögmen ormanını aÅŸarak yürüyüp Kırgız kavmini uykuda bastım. KaÄŸanı ile Songa ormanında savaÅŸtım. KaÄŸanını öldürdüm, ilini orda aldım. O yılda TürgiÅŸ’e doÄŸru Altın ormanını aÅŸarak İrtiÅŸ nehrini geçip yürüdüm. TürgiÅŸ kavmini uykuda bastım. TürgiÅŸ kaÄŸanının ordusu ateÅŸ gibi, fırtına gibi geldi. Bolçu’da savaÅŸtık. KaÄŸanını, yabgusunu, ÅŸadını orda öldürdüm. İlini orda aldım. Otuz yaşımda BeÅŸ Balıka doÄŸru ordu sevk ettim. Altı defa savaÅŸtım … askerini hep öldürdüm. Onun içindeki ne kadar insan … yok olacaktı … çağırmak için geldi. BeÅŸ Balık onun için kurtuldu. Otuzbir yaşımda Karluk milleti sıkıntısız, hür ve serbest iken, düşman oldu. Tamag Iduk BaÅŸta savaÅŸtım. Karluk milletini öldürdüm, orda aldım … Basmıl kara … Karluk milleti toplanıp geldi … m, öldürdüm. Dokuz OÄŸuz benim milletim idi. Gök, yer bulandığı için, ödüne kıskançlık deÄŸdiÄŸi için düşman oldu. Bir yılda dört defa savaÅŸtım: En önce Togu Balık!ta savaÅŸtım. Togla nehrini yüzdürerek geçip ordusu … İkinci olarak Andırgu’da savaÅŸtım. Askerini mızrakladım … Üçüncü olarak ÇuÅŸ başında savaÅŸtım. Türk milleti ayak titretti, periÅŸan olacaktı. İlerleyip yayarak gelen ordusunu püskürttüm. Çok ölecek orda dirildi. Orda Tongra yiÄŸiti bir boyu Tonga Tigin mateminde çevirip vurdum. Dördüncü olarak Ezginti Kadız’da savaÅŸtım. Askerini orda mızrakladım, yıprattım …yıprat … Otuziki yaşımda Amgı kalesinde kışladıkta kıtlık oldu. İlk baharında OÄŸuz’a doÄŸru ordu sevk ettim. İlk ordu dışarı çıkmıştı, ikinci ordu merkezde idi. Üç OÄŸuz ordusu basıp geldi. Yaya, kötü oldu diyip yenmek için geldi. Bir kısım ordusu evi barkı yaÄŸma etmek için gitti, bir kısım ordusu savaÅŸmak için geldi. Biz az idik, kötü durumda idik. OÄŸuz … düşman … Tanrı kuvvet verdiÄŸi için orda mızrakladım, dağıttım. Tanrı bahÅŸettiÄŸi için, ben kazandığım için Türk milleti kazanmıştır. Ben küçük kardeÅŸimle beraber böyle baÅŸa geçip kazanmasam Türk milleti ölecekti, yok olacaktı. Türk beyleri, milleti, böyle düşünün, böyle bilin! OÄŸuz kavmi … göndermeden, diye ordu sevk ettim. Evini barkını bozdum. OÄŸuz kavmi Dokuz Tatar ile toplanıp geldi. Aguda iki büyük savaÅŸ yaptım. Ordusunu bozdum. İlini orda aldım. Öyle kazanıp … Tanrı buyurduÄŸu için otuzüç yaşımda … idi. Seçkin, muhterem, güç beslemiÅŸ olan, kahraman kaÄŸanına ihanet etti. Üstte Tanrı, mukaddes yer, su, amcam kaÄŸanın devleti kabul etmedi olacak. Dokuz OÄŸuz kavmi yerini, suyunu terk edip Çin’e doÄŸru gitti. Çin … bu yere geldi. Besleyeyim diye düşünüp … millet …. suçla … güneyde Çin’de adı sanı yok oldu. Bu yerde bana kul oldu. Ben kendim kaÄŸan oturduÄŸum için Türk milletini … kılmadım. İli, töreyi çok iyi kazandım … toplanıp … orda savaÅŸtım. Askerini mızrakladım. Teslim olan teslim oldu, millet oldu; Ölen öldü. Selengadan aÅŸağıya yürüyerek Kargan vâdisinde evini, barkını orda bozdum … ormana çıktı. Uygur valisi yüz kadar askerle doÄŸuya kaçıp gitti …… Türk milleti aç idi. O at sürüsünü alıp besledim. Otuz dört yaşımda OÄŸuz kaçıp Çin’e girdi. Eseflenip ordu sevk ettim. Hiddetle .., oÄŸlunu, karısını orda aldım. İki valili millet ….. Tatabı milleti Çin kaÄŸanına itaat etti. Elçisi, iyi sözü, niyazı gelmiyor diye yazın ordu sevk ettim. Milleti orda bozdum. At sürüsünü … askeri toplanıp geldi. Kadırkan ormanına kon … yerine doÄŸru, suyuna doÅŸru kondu. Güneyde Karluk milletine doÅŸru ordu sevk et diyip Tudun Yamtarı gönderdim, gitti … Karluk valisi yok olmuÅŸ, küçük kardeÅŸi bir kaleye … kervanı koÅŸmadı. Onu korkutayım diyip ordu sevk ettim. Koruyucu iki üç kiÅŸi ile beraber kaçıp gitti. Halk kütlesi kaÄŸanım geldi diyip övdü … ad verdim. Küçük adlı …
Güneydoğu Yüzü:
…. Gök Öngü çiÄŸneyerek ordu yürüyüp, gece ve gündüz yedi zamanda susuzu geçtim. ÇoraÄŸa ulaşıp yaÄŸmacı askeri … Keçine kadar …
Güney Yüzü:
… Çin süvarisini, on yedi bin askeri ilk gün öldürdüm. Piyadesini ikinci gün hep öldürdüm. Bi … aşıp vard … defa ordu sevk ettim. Otuzsekiz yaşımda kışın Kıtay’a doÄŸru ordu sevk ettim … Otuz dokuz yaşımda ilk baharda Tatabı’ya doÄŸru ordu sevk ettim…. ben … öldürdüm. OÄŸlunu, karısını, at sürüsünü, servetini … millet… karısını yok kıldım……. savaÅŸtım. … verdim. Kahraman erini öldürüp balbal kılı verdim. Elli yaşımda Tatabı milleti Kıtaydan ayrıldı. … lker dağına … Ku general kumandasında kırk bin asker geldi. Töngkes dağında hücum edip vurdum. Otuz bin askeri öldürdüm. On bin … ise … öktüm. Tatabı …. öldürdü. Büyük oÄŸlum hastalanıp yok olunca Ku’yu, generali balbal olarak diki verdim. Ben on dokuz yıl ÅŸad olarak oturdum, on dokuz yıl kaÄŸan olarak oturdum, il tuttum. Otuz bir … Türk’üm için, milletim için iyisini öylece kazanı verdim. Bu kadar kazanıp babam kaÄŸan köpek yılı, onuncu ay, yirmi altıda uçup gitti. Domuz yılı, beÅŸinci ay, yirmi yedide yas töreni yaptırdım. BukaÄŸ vali … babası Lisün Tay generalin baÅŸkanlığında beÅŸ yüz yiÄŸit geldi. Kokuluk …. altın, gümüş fazla fazla getirdi. Yas töreni kokusunu getirip diki verdi. Sandal aÄŸacı getirip öz … Bunca millet saçını, kulağını … kesti. İyi binek atını, kara samurunu, mavi sincabını sayısız getirip hep bıraktı. Tanrı gibi Tanrı yaratmış Türk Bilge KaÄŸanı, sözüm: Babam Türk Bilge KaÄŸan’ı oturduÄŸunda ÅŸimdiki Türk beyleri, sonra TarduÅŸ beyleri; Kül Çor baÅŸta olarak, arkasından ÅŸadpıt beyleri; önde Tölis beyleri; Apa Tarkan baÅŸta olarak, arkasından ÅŸadpıt beyleri; bu … Taman Tarkan, Tonyukuk Boyla Baga Tarkan ve buyruk … iç buyruk; Sebig Kül İrkin baÅŸta olarak, arkasından buyruk; bunca ÅŸimdiki beyler, babam kaÄŸana fevkalâde fevkalâde çok iltica etti … Türk beylerini, milletini fevkalâde çok yüceltti, övdü … babam kaÄŸan … ağır taşı, kalın aÄŸacı Türk beyleri, milleti … Kendime bunca …
Kuzey Yüzü:
Tanrı gibi gökte olmuÅŸ Türk Bilge KaÄŸanı, bu zamanda oturdum. Sözümü tamamiyle iÅŸit. Bilhassa küçük kardeÅŸ yeÄŸenim, oÄŸlum, bütün soyum, milletim, güneydeki Åžadpıt beyleri, kuzeydeki Tarkat, Buyruk beyleri, Otuz Tatar, … Dokuz OÄŸuz beyleri, milleti! Bu sözümü iyice iÅŸit, adamakıllı dinle: DoÄŸuda gün doÄŸusuna, güneyde gün ortasına, batıda gün batısına, kuzeyde gece ortasına kadar, onun içindeki millet hep bana tâbidir. Bunca milleti hep düzene soktum. O ÅŸimdi kötü deÄŸildir. Türk kaÄŸanı Ötüken ormanında otursa ilde sıkıntı yoktur. DoÄŸuda Åžantung ovasına kadar ordu sevk ettim, denize ulaÅŸmama az kaldı. Güneyde Dokuz Ersin’e kadar ordu sevk ettim, Tibet’e ulaÅŸmama az kaldı. Batıda İnci nehrini geçerek Demir Kapıya kadar ordu sevk ettim. Kuzeyde Yir Bayırku yerine kadar ordu sevk ettim. Bunca yere kadar yürüttüm. Ötüken ormanından iyisi hiç yokmuÅŸ. İl tutacak yer Ötüken ormanı imiÅŸ. Bu yerde oturup Çin milleti ile anlaÅŸtım. Altını, gümüşü, ipeÄŸi, ipekliyi sıkıntısız öylece veriyor. Çin milletinin sözü tatlı, ipek kumaşı yumuÅŸak imiÅŸ. Tatlı sözle, yumuÅŸak ipek kumaÅŸla aldatıp uzak milleti öylece yaklaÅŸtırırmış. YaklaÅŸtırıp, konduktan sonra, kötü ÅŸeyleri o zaman düşünürmüş. İyi bilgili insanı, iyi cesur insanı yürütmezmiÅŸ. Bir insan yanılsa kabilesine, milletine, akrabasına kadar barındırmaz imiÅŸ. Tatlı sözüne, yumuÅŸak ipek kumaşına aldanıp çok çok, Türk milleti, öldün; Türk milleti, öleceksin! Güneyde Çogay ormanına, Tögültün ovasına konayım dersen, Türk milleti, öleceksin! Orda kötü kiÅŸi şöyle öğretiyormuÅŸ: Uzak ise kötü mal verir, yakın ise iyi mal verir diyip öyle öğretiyormuÅŸ. Bilgi bilmez kiÅŸi o sözü alıp, yakına varıp, çok insan öldün! O yere doÄŸru gidersen Türk milleti, öleceksin! Ötüken yerinde oturup kervan, kafile gönderirsen hiç bir sıkıntın yoktur. Ötüken ormanında oturursan ebediyen il tutarak oturacaksın. Türk milleti, tokluÄŸun kıymetini bilmezsin. Acıksan tokluk düşünmezsin. Bir doysan açlığı düşünmezsin. Öyle olduÄŸun için beslemiÅŸ olan kaÄŸanının sözünü almadan her yere gittin. Hep orda mahvoldun, yok edildin. Orda, geri kalanınla, her yere zayıflayarak ölerek yürüyordun. Tanrı buyurduÄŸu için, kendim devletli olduÄŸum için kaÄŸan oturdum. KaÄŸan oturup aç, fakir milleti hep toplattım. Fakir milleti zengin kıldım. Az milleti çok kıldım. Yoksa bu sözümde yalan var mı? Türk beyleri, milleti, bunu iÅŸitin! Türk milletini toplayıp il tutacağını burda vurdum. Yanılıp öleceÄŸini yine burda vurdum. Her ne sözüm varsa ebedî taÅŸa vurdum. Ona bakarak bilin. Åžimdiki Türk milleti, beyleri, bu zamanda itaat eden beyler olarak mı yanılacaksınız? Babam kaÄŸan, amcam kaÄŸan oturduÄŸunda dört taraftaki milleti nasıl düzene sokmuÅŸ … Tanrı buyurduÄŸu için kendim oturduÄŸumda dört taraftaki milleti düzene soktum ve tertipledim … kıldım. … TürgiÅŸ kaÄŸanına kızımı … fevkalâde büyük törenle alı verdim. TürgiÅŸ kaÄŸanının kızını fevkalâde büyük törenle oÄŸluma alıverdim … fevkalâde büyük törenle alı verdim … yaptırdım … baÅŸlıya baÅŸ eÄŸdirdim, dizliye diz çöktürdüm. Üstte Tanrı, altta yer bahÅŸettiÄŸi için gözle görülmeyen, kulakla iÅŸitilmeyen milletimi doÄŸuda gün doÄŸusuna, güneyde … batıda … Sarı altınını, beyaz gümüşünü, kenarlı ipeÄŸini, ipekli kumaşını, binek atını, aygırını, kara samurunu, mavi sincabını Türk’üme, milletime kazanı verdim, tanzim edi verdim … kedersiz kıldım. Üstte Tanrı kudretli … Türk beylerini, milletini … besleyin, zahmet çektirmeyin, incitmeyin! … benim Türk beylerim, Türk milletim,… kazanıp … bu … bu kaÄŸanından, bu beylerinden … suyundan ayrılmazsan, Türk milleti, kendin iyilik göreceksin, evine gireceksin, dertsiz olacaksın. … Ondan sonra Çin kaÄŸanından resimciyi hep getirttim. Benim sözümü kırmadı, maiyetindeki resimciyi gönderdi. Ona bambaÅŸka türbe yaptırdım. İçine dışına bambaÅŸka resim vurdurdum. TaÅŸ yontturdum. Gönüldeki sözümü vurdurdum … On Ok oÄŸluna, yabancına kadar bunu görüp bilin! Ebedî taÅŸ yontturdum … yontturdum, yazdırdım. … O taÅŸ türbesini …
Batı Yüzü:
… üstte … Bilge KaÄŸan uçtu. Yaz olsa, üstte gök davulu gürler gibi, öylece ve daÄŸda yabani geyik gürlese, öylece mateme gark oluyorum. Babam kaÄŸanın taşını kendim kaÄŸan ……
Güneybatı Yüzü:
Bilge KaÄŸan kitâbesini Yollug Tigin, yazdım. Bunca türbeyi, resimi, sanatı … kaÄŸanın yeÄŸeni Yollug Tigin ben bir ay dört gün oturup yazdım, resimledim
Tags: bilge kağan anıtı, orhun abideleri
Category: Orhun Abideleri
Yorumlar (1)
türküm diyen her ferdin gurur kaynağı bu ğünlerde bu yazıt lara daha çok ilgi gösterip kan uykusundan uyanmalyız