Kültigin Anıtı
Salı, Mayıs 26, 2009
3,35 metre yükseklikte, kireçtaşından yapılmış ve dört cephelidir. DoÄŸu-batı cephelerinin geniÅŸliÄŸi aÅŸağıda 132, yukarıda 122 santimetredir. Kuzey-güney cepheleri de aÅŸağıda 46, yukarıda 44 santimetredir. Üst kısım kemer ÅŸeklinde ve yukarıda beÅŸ kenarlı olarak bitmektedir. Anıttaki satırların uzunluÄŸu 235 santimetredir. Yazıtın doÄŸu yüzünde 40; güney ve kuzey yüzlerinde 13′er satır Göktürk harfli Türkçe metin vardır. Batı yüzünde ise, devrin Tang İmparatoru’nun Köl Tigin’in ölümü dolayısıyla gönderdiÄŸi Çince mesajına yer verilmiÅŸtir. Batı yüzde Çince yazılar dışında yazıta sonradan eklenmiÅŸ Göktürk harfli iki satır bulunmaktadır. Yazıtın kuzeydoÄŸu, güneydoÄŸu, güneybatı yüzlerinde de (pahlarda) Göktürk harfli Türkçe metinler mevcuttur. Kültigin yazıtında Göktürk tarihine ait olaylar, Bilge KaÄŸan’ın aÄŸzından nakledilerek birlik, bütünlük mesajı verilir. Yazıtın doÄŸu, kuzey ve güney yüzlerinin yazıcısı, Yollug Tigin, batı yüzünün yazıcısı ise, Tang İmparatoru Hiuan Tsong’ın yeÄŸeni Çang Sengün’dür. Köl Tigin yazıtının doÄŸu yüzünde, bütün Türk boylarının ortak damgası olduÄŸu sanılan daÄŸ keçisi damgasına; doÄŸuya ve batıya bakan “tepelik” kısımlarında ise, kurttan süt emen çocuk tasvirlerine yer verilmiÅŸtir. Yazıt, geçen yaklaşık 1300 yıllık süreç içinde önemli ölçüde tahrip olmuÅŸtur. Zira yazıtın doÄŸu ile kuzey yüzlerini birleÅŸtiren kısım yıldırım düşmesi sonucunda parçalanmıştır. Orijinalinde kaplumbaÄŸa kaide üzerinde bulunan yazıt, bu kaidenin de parçalanması üzerine 1911 yılında, sunak taşından kesilen granit bir blok üzerine oturtulmuÅŸtur.
Güney Yüzü:
Tanrı gibi gökte olmuÅŸ Türk Bilge KaÄŸanı, bu zamanda oturdum. Sözümü tamamiyle iÅŸit. Bilhassa küçük kardeÅŸ yeÄŸenim, oÄŸlum, bütün soyum, milletim, güneydeki Åžadpıt beyleri, kuzeydeki Tarkat, Buyruk beyleri, Otuz Tatar ……….. Dokuz OÄŸuz beyleri, milleti! Bu sözümü iyice iÅŸit, adamakıllı dinle: DoÄŸuda gün doÄŸusuna, güneyde gün ortasına, batıda gün batısına, kuzeyde gece ortasına kadar, onun içindeki millet hep bana tâbidir. Bunca milleti hep düzene soktum. O ÅŸimdi kötü deÄŸildir. Türk kaÄŸanı Ötüken ormanında otursa ilde sıkıntı yoktur. DoÄŸuda Åžantung ovasına kadar ordu sevk ettim, denize ulaÅŸmama az kaldı. Güneyde Dokuz Ersin’e kadar ordu sevk ettim, Tibet’e ulaÅŸmama az kaldı. Batıda İnci nehrini geçerek Demir Kapı’ya kadar ordu sevk ettim. Kuzeyde Yir Bayırku yerine kadar ordu sevk ettim. Bunca yere kadar yürüttüm. Ötüken ormanından daha iyisi hiç yokmuÅŸ. İl tutacak yer Ötüken ormanı imiÅŸ. Bu yerde oturup Çin milleti ile anlaÅŸtım. Altını, gümüşü, ipeÄŸi ipekliyi sıkıntısız öylece veriyor. Çin milletinin sözü tatlı, ipek kumaşı yumuÅŸak imiÅŸ. Tatlı sözle, yumuÅŸak ipek kumaÅŸla aldatıp uzak milleti öylece yaklaÅŸtırırmış. YaklaÅŸtırıp, konduktan sonra, kötü ÅŸeyleri o zaman düşünürmüş. İyi bilgili insanı, iyi cesur insanı yürütmezmiÅŸ. Bir insan yanılsa, kabilesi, milleti, akrabasına kadar barındırmazmış. Tatlı sözüne, yumuÅŸak ipek kumaşına aldanıp çok çok, Türk milleti, öldün; Türk milleti, öleceksin! Güneyde Çogay ormanına, Tögültün ovasına konayım dersen, Türk milleti, öleceksin! Orda kötü kiÅŸi şöyle öğretiyormuÅŸ: Uzak ise kötü mal verir, yakın ise iyi mal verir diyip öyle öğretiyormuÅŸ. Bilgi bilmez kiÅŸi o sözü alıp, yakına gidip, çok insan, öldün! O yere doÄŸru gidersen, Türk milleti öleceksin! Ötüken yerinde oturup kervan, kafile gönderirsen hiç bir sıkıntın yoktur. Ötüken ormanında oturursan ebediyen il tutarak oturacaksın. Türk milleti, tokluÄŸun kıymetini bilmezsin. Açlık, tokluk düşünmezsin. Bir doysan açlığı düşünmezsin. Öyle olduÄŸun için, beslemiÅŸ olan kaÄŸanının sözünü almadan her yere gittin. Hep orda mahvoldun, yok edildin. Orda, geri kalanınla her yere hep zayıflayarak, ölerek yürüyordun. Tanrı buyurduÄŸu için, kendim devletli olduÄŸum için, kaÄŸan oturdum. KaÄŸan oturup aç, fakir milleti hep toplattım. Fakir milleti zengin kıldım. Az milleti çok kıldım. Yoksa, bu sözümde yalan var mı? Türk beyleri, milleti, bunu iÅŸitin! Türk milletini toplayıp il tutacağını burda vurdum. Yanılıp öleceÄŸini yine burda vurdum. Her ne sözüm varsa ebedî taÅŸa vurdum. Ona bakarak bilin. Åžimdiki Türk milleti, beyleri, bu zamanda itaat eden beyler olarak mı yanılacaksınız? Ben ebedî taÅŸ yontturdum …. Çin kaÄŸanından resimci getirdim, resimlettim. Benim sözümü kırmadı. Çin kaÄŸanının maiyetindeki resimciyi gönderdi. Ona bambaÅŸka türbe yaptırdım. İçine dışına bambaÅŸka resim vurdurdum. TaÅŸ yontturdum. Gönüldeki sözümü vurdurdum … On Ok oÄŸluna, yabancına kadar bunu görüp bilin. Ebedî taÅŸ yontturdum … İl ise, şöyle daha eriÅŸilir yerde ise, iÅŸte öyle eriÅŸilir yerde ebedî taÅŸ yontturdum, yazdırdım. Onu görüp öyle bilin. Åžu taÅŸ …. dım. Bu yazıyı yazan yeÄŸeni Yollug Tigin.
Doğu Yüzü:
Üstte mavi gök, altta yağız yer kılındıkta, ikisi arasında insan oÄŸlu kılınmış. İnsan oÄŸlunun üzerine ecdadım Bumin KaÄŸan, İstemi KaÄŸan oturmuÅŸ. Oturarak Türk milletinin ilini töresini tutuvermiÅŸ, düzenleyi vermiÅŸ. Dört taraf hep düşman imiÅŸ. Ordu sevk ederek dört taraftaki milleti hep almış, hep tâbi kılmış. BaÅŸlıya baÅŸ eÄŸdirmiÅŸ, dizliye diz çöktürmüş. DoÄŸuda Kadırkan ormanına kadar, batıda Demir Kapı’ya kadar kondurmuÅŸ. İkisi arasında pek teÅŸkilâtsız Göktürk öylece oturuyormuÅŸ. Bilgili kaÄŸan imiÅŸ, cesur kaÄŸan imiÅŸ. Buyruku yine bilgili imiÅŸ tabiî, cesur imiÅŸ tabiî. Beyleri de milleti de doÄŸru imiÅŸ. Onun için ili öylece tutmuÅŸ tabiî. İli tutup töreyi düzenlemiÅŸ. Kendisi öylece vefat etmiÅŸ. Yasçı, aÄŸlayıcı, doÄŸuda gün doÄŸusundan Bökli Çöllü halk, Çin, Tibet, Avar, Bizans, Kırgız, Üç Kurıkan, Otuz Tatar, Kıtay, Tatabı, bunca millet gelip aÄŸlamış, yas tutmuÅŸ. Öyle ünlü kaÄŸan imiÅŸ. Ondan sonra küçük kardeÅŸi kaÄŸan olmuÅŸ tabiî, oÄŸulları kaÄŸan olmuÅŸ tabiî. Ondan sonra küçük kardeÅŸi büyük kardeÅŸi gibi kılınmamış olacak, ÅŸÄŸlu babası gibi kılınmamış olacak. Bilgisiz kaÄŸan oturmuÅŸtur, kötü kaÄŸan oturmuÅŸtur. Buyruku da bilgisizmiÅŸ tabiî, kötü imiÅŸ tabiî. Beyleri, milleti ahenksiz olduÄŸu için, Çin milleti hilekâr ve sahtekâr olduÄŸu için, aldatıcı olduÄŸu için, küçük kardeÅŸ ve büyük kardeÅŸi birbirine düşürdüğü için, bey ve milleti karşılıklı çekiÅŸtirdiÄŸi için, Türk milleti il yaptığı ilini elden çıkarmış, kaÄŸan yaptığı kaÄŸanını kaybedi vermiÅŸ. Çin milletine beylik erkek evladı kul oldu, hanımlık kız evlâdı cariye oldu. Türk beyler Türk adını bıraktı. Çinli beyler Çin adını tutup, Çin kaÄŸanına itaat etmiÅŸ. Elli yıl iÅŸi gücü vermiÅŸ. DoÄŸuda gün doÄŸusunda Bökli kaÄŸana kadar ordu sevk edi vermiÅŸ. Batıda Demir Kapıya kadar ordu sevk edi vermiÅŸ. Çin kaÄŸanına ilini, töresini alı vermiÅŸ. Türk halk kitlesi şöyle demiÅŸ: İlli millet idim, ilim ÅŸimdi hani, kime ili kazanıyorum der imiÅŸ. KaÄŸanlı millet idim, kaÄŸanım hani, ne kaÄŸana iÅŸi gücü veriyorum der imiÅŸ. Öyle diyip Çin kaÄŸanına düşman olmuÅŸ. Düşman olup, kendisini tanzim ve tertip edemediÄŸinden yine teslim olmuÅŸ. Bunca iÅŸi gücü verdiÄŸini düşünmeden, Türk milletini öldüreyim, kökünü kurutayım der imiÅŸ. Yok olmaya gidiyormuÅŸ. Yukarıda Türk tanrısı, Tük mukaddes yeri, suyu öyle tanzim etmiÅŸ. Türk milleti yok olmasın diye, millet olsun diye babam İltiriÅŸ KaÄŸanı, annem İlbilge Hatunu göğün tepesinde tutup yukarı kaldırmış olacak. Babam kaÄŸan on yedi erle dışarı çıkmış. Dışarı yürüyor diye ses iÅŸitip ÅŸehirdeki daÄŸa çıkmış, daÄŸdaki inmiÅŸ, toplanıp yetmiÅŸ er olmuÅŸ. Tanrı kuvvet verdiÄŸi için babam kaÄŸanın askeri kurt gibi imiÅŸ, düşmanı koyun gibi imiÅŸ. DoÄŸuya, batıya asker sevk edip toplamış, yığmış. Hepsi yedi yüz er olmuÅŸ. Yedi yüz er olup ilsizleÅŸmiÅŸ, kaÄŸansızlaÅŸmış milleti, cariye olmuÅŸ, kul olmuÅŸ milleti, Türk töresini bırakmış milleti, ecdadımın töresince yaratmış, yetiÅŸtirmiÅŸ. Tölis, TarduÅŸ milletini orda tanzim etmiÅŸ. Yabguyu, ÅŸadı orda vermiÅŸ. Güneyde Çin milleti düşman imiÅŸ. Kuzeyde Baz KaÄŸan, Dokuz OÄŸuz kavmi düşman imiÅŸ. Kırgız, Kurıkan, Otuz Tatar, Kıtay, Tatabı hep düşman imiÅŸ. Babam kaÄŸan bunca … Kırk yedi defa ordu sevk etmiÅŸ, yirmi savaÅŸ yapmış. Tanrı lûtfettiÄŸi için illiyi ilsizletmiÅŸ, kaÄŸanlıyı kaÄŸansızlatmış, düşmanı tâbi kılmış, dizliye diz çöktürmüş, baÅŸlıya baÅŸ eÄŸdirmiÅŸ. Babam kaÄŸan öylece ili, töreyi kazanıp, uçup gitmiÅŸ. Babam kaÄŸan için ilkin Baz KaÄŸanı balbal olarak dikmiÅŸ. O töre üzerine kaÄŸan oturdu. Amcam kaÄŸan oturarak Türk milletini tekrar tanzim etti, besledi. Fakiri zengin kıldı, azı çok kıldı. Amcam kaÄŸan oturduÄŸunda kendim TarduÅŸ milleti üzerinde ÅŸad idim. Amcam kaÄŸan ile doÄŸuda YeÅŸil Nehir, Åžantung ovasına kadar ordu sevk ettik. Batıda Demir Kapıya kadar ordu sevk ettik. Kögmeni aÅŸarak Kırgız ülkesine kadar ordu sevk ettik. Yekûn olarak yirmi beÅŸ defa ordu sevk ettik, on üç defa savaÅŸtık. İlliyi ilsizleÅŸtirdik, kaÄŸanlıyı kaÄŸansızlaÅŸtırdık. Dizliye diz çöktürdük, baÅŸlıya baÅŸ eÄŸdirdik. TürgiÅŸ KaÄŸanı Türkümüz, milletimiz idi. BilmediÄŸi için, bize karşı yanlış hareket ettiÄŸi için kaÄŸanı öldü. Buyruku, beyleri de öldü. On Ok kavmi eziyet gördü. Ecdadımızın tutmuÅŸ olduÄŸu yer, su sahipsiz olmasın diye Az milletini tanzim ve tertip edip … Bars bey idi. KaÄŸan adını burda biz verdik. Küçük kız kardeÅŸim prensesi verdik. Kendisi yanıldı, kaÄŸanı öldü, milleti cariye, kul oldu. Kögmenin yeri, suyu sahipsiz kalmasın diye Az, Kırgız kavmini düzene sokup geldik. SavaÅŸtık … ilini geri verdik. DoÄŸuda Kadırkan ormanını aÅŸarak milleti öyle kondurduk, öyle düzene soktuk. Batıda Kengü Tarmana kadar Türk milletini öyle kondurduk, öyle düzene soktuk. O zamanda kul kullu olmuÅŸtu. Cariye cariyeli olmuÅŸtu. Küçük kardeÅŸ büyük kardeÅŸini bilmezdi, oÄŸlu babasını bilmezdi. Öyle kazanılmış, düzene sokulmuÅŸ ilimiz, töremiz vardı. Türk, OÄŸuz beyleri, milleti, iÅŸitin: Üstte gök basmasa, altta yer delinmese, Türk milleti, ilini töreni kim boza bilecekti? Türk milleti, vazgeç, piÅŸman ol! DisiplinsizliÄŸinden dolayı, beslemiÅŸ olan bilgili kaÄŸanınla, hür ve müstakil iyi iline karşı kendin hata ettin, kötü hâle soktun. Silahlı nereden gelip dağıtarak gönderdi? Mızraklı nereden gelerek sürüp gönderdi.Mukaddes Ötüken ormanının milleti, gittin. DoÄŸuya giden, gittin. Batıya giden, gittin. GittiÄŸin yerde hayrın ÅŸu olmalı: Kanın su gibi koÅŸtu, kemiÄŸin daÄŸ gibi yattı. Beylik erkek evlâdın kul oldu, hanımlık kız evlâdın cariye oldu. BilmediÄŸin için, kötülüğün yüzünden amcam, kaÄŸan uçup gitti. Önce Kırgız kaÄŸanını balbal olarak diktim. Türk milletinin adı sanı yok olmasın diye, babam kaÄŸanı, annem hatunu yükseltmiÅŸ olan Tanrı, il veren Tanrı, Türk milletinin adı sanı yok olmasın diye, kendimi o Tanrı kaÄŸan oturttu tabiî. Varlıklı, zengin millet üzerine oturmadım. İşte aÅŸsız, dışta elbisesiz; düşkün, periÅŸan milletin üzerine oturdum. Küçük kardeÅŸim Kül Tigin ile konuÅŸtuk. Babamızın, amcamızın kazanmış olduÄŸu milletin adı sanı yok olmasın diye, Türk milleti için gece uyumadım, gündüz oturmadım. Küçük kardeÅŸim Kül Tigin ile, iki ÅŸad ile öle yite kazandım. Öyle kazanıp bütün milleti ateÅŸ, su kılmadım. Ben kendim kaÄŸan oturduÄŸumda, her yere gitmiÅŸ olan millet öle yite, yaya olarak çıplak olarak dönüp geldi. Milleti besleyeyim diye, kuzeyde OÄŸuz kavmine doÄŸru, doÄŸuda Kıtay, Tatabı kavmine doÄŸru, güneyde Çine doÄŸru on iki defa büyük ordu sevk ettim, … savaÅŸtım. Ondan sonra, Tanrı bağışlasın, devletim var olduÄŸu için, kısmetim var olduÄŸu için, ölecek milleti diriltip besledim. Çıplak milleti elbiseli, fakir milleti zengin kıldım. Az milleti çok kıldım. DeÄŸerli illiden, deÄŸerli kaÄŸanlıdan daha iyi kıldım. Dört taraftaki milleti hep tâbî kıldım, düşmansız kıldım. Hep bana itaat etti. İşi gücü veriyor. Bunca töreyi kazanıp küçük kardeÅŸim Kül Tigin kendisi öylece vefat etti. Babam kaÄŸan uçtuÄŸunda küçük kardeÅŸim Kül Tigin yedi yaşında kaldı … Umay gibi annem hatunun devletine küçük kardeÅŸim Kül Tigin er adını aldı. On altı yaşında, amcam kaÄŸanın ilini, töresini şöyle kazandı: Altı Çub SoÄŸdaka doÄŸru ordu sevk ettik, bozduk. Çinli Ong vali, elli bin asker geldi, savaÅŸtık. Kül Tigin yaya olarak atılıp hücum etti. Ong valinin kayın biraderini, silâhlı, elle tuttu, silâhlı olarak kaÄŸana takdim etti. O orduyu orda yok ettik. Yirmi bir yaşında iken, Çaça generale karşı savaÅŸtık. En önce Tadıgın, Çorun boz atına binip hücum etti. O at orda öldü. İkinci olarak IÅŸbara Yamtar’ın boz atına binip hücum etti. O at orda öldü. Üçüncü olarak Yigen Silig beyin giyimli doru atına binip hücum etti. O at orda öldü. Zırhından kaftanından yüzden fazla ok ile vurdular, yüzüne başına bir tane deÄŸdirmedi. … Hücum ettiÄŸini, Türk beyleri, hep bilirsiniz. O orduyu orda yok ettik. Ondan sonra Yir Bayırkunun UluÄŸ Irkini düşman oldu. Onu dağıtıp Türgi Yargun Gölünde bozduk. UluÄŸ İrkin azıcık erle kaçıp gitti. Kül Tigin yirmi altı yaşında iken Kırgıza doÄŸru ordu sevk ettik. Mızrak batımı karı söküp, Kögmen ormanını aÅŸarak yürüyüp Kırgız kavmini uykuda bastık. KaÄŸanı ile Songa ormanında savaÅŸtık. Kül Tigin, Bayırku’nun ak aygırına binip atılarak hücum etti. Bir eri ok ile vurdu, iki eri kovalayıp takip ederek mızrakladı. O hücum ettiÄŸinde, Bayırku’nun ak aygırını, uyluÄŸunu kırarak, vurdular. Kırgız kaÄŸanını öldürdük, ilini aldık.O yılda TürgiÅŸ’e doÄŸru Altın ormanını aÅŸarak, İrtiÅŸ nehrini geçerek yürüdük. TürgiÅŸ kavmini uykuda bastık. TürgiÅŸ kaÄŸanının ordusu Bolçu’da ateÅŸ gibi, fırtına gibi geldi. SavaÅŸtık. Kül Tigin alnı beyaz boz ata binip hücum etti. Alnı beyaz boz …… tutturdu. İkisini kendisi yakalattı. Ondan sonra tekrar girip TürgiÅŸ kaÄŸanının buyruku Az valisini elle tuttu. KaÄŸanını orda öldürdük, ilini aldık. TürgiÅŸ avam halkı hep tâbi oldu. O kavmi Tabarda kondurduk … SoÄŸd milletini düzene sokayım diye İnci nehrini geçerek Demir Kapıya kadar ordu sevk ettik. Ondan sonra TürgiÅŸ avam halkı düşman olmuÅŸ. Kengeris’e doÄŸru gitti. Bizim askerin atı zayıf, azığı yok idi. Kötü kimse er … kahraman er bize hücum etmiÅŸti. Öyle bir zamanda piÅŸman olup Kül Tigini az erle eriÅŸtirip gönderdik. Büyük savaÅŸ savaÅŸmış. TürgiÅŸ avam halkını orda öldürmüş, yenmiÅŸ. Tekrar yürüyüp…
Kuzey Yüzü:
… ile, KoÅŸu vali ile savaÅŸmış. Askerini hep öldürmüş. Evini, malını eksiksiz hep getirdi. Kül Tigin yirmi yedi yaşına gelince Karluk kavmi hür ve müstakil iken düşman oldu. Tamag Iduk BaÅŸta savaÅŸtık. Kül Tigin o savaÅŸta otuz yaşında idi. Alp Åžalçı ata binip atılarak hücum etti. İki eri takip edip kovalayarak mızrakladı. Karluk’u öldürdük, yendik. Az milleti düşman oldu. Kara Göl’de savaÅŸtık. Kül Tigin otuz bir yaşında idi. Alp Åžalçı akına binip atılarak hücum etti. Az ilteberini tuttu. Az milleti orda yok oldu. Amcam kaÄŸanın ili sarsdığında; millet, hükümdar ikiye ayrıldığında; İzgil milleti ile savaÅŸtık. Kül Tigin Alp Åžalçı akına binip atılarak hücum etti. O at orda düştü. İzgil milleti öldü. Dokuz OÄŸuz milleti kendi milletim idi. Gök, yer bulandığı için düşman oldu. Bir yılda beÅŸ defa savaÅŸtık. En önce Togu Balıkta savaÅŸtık. Kül Tigin Azman akına binip atılarak hücum etti. Altı eri mızrakladı. Askerin hücumunda yedinci eri kılıçladı. İkinci olarak KuÅŸalgukta Ediz ile savaÅŸtık. Kül Tigin Az yağızına binip, atılarak hücum edip bir eri mızrakladı. Dokuz eri çevirerek vurdu. Ediz kavmi orda öldü. Üçüncü olarak Bolçuda OÄŸuz ile savaÅŸtık. Kül Tigin Azman akına binip hücum etti, mızrakladı. Askerini mızrakladık, ilini aldık. Dördüncü olarak ÇuÅŸ başında savaÅŸtık. Türk milleti ayak titretti. PeriÅŸan olacaktı. İlerleyip gelmiÅŸ ordusunu Kül Tigin püskürtüp, Tongradan bir boyu, yiÄŸit on eri Tonga Tigin mateminde çevirip öldürdük. BeÅŸinci olarak Ezginti Kadız’da OÄŸuz ile savaÅŸtık. Kül Tigin Az yağızına binip hücum etti. İki eri mızrakladı, çamura soktu. O ordu orda öldü. Amga kalesinde kışlayıp ilk baharında OÄŸuza doÄŸru ordu çıkardık. Kül Tigini evin başında bırakarak, müdafaa tedbiri aldık. OÄŸuz düşman, merkezi bastı. Kül Tigin öksüz akına binip dokuz eri mızrakladı, merkezi vermedi. Annem hatun ve analarım, ablalarım, gelinlerim, prenseslerim, bunca yaÅŸayanlar cariye olacaktı, ölenler yurtta yolda yatıp kalacaktınız. Kül Tigin olmasa hep ölecektiniz. Küçük kardeÅŸim Kül Tigin vefat etti. Kendim düşünceye daldım. Görür gözüm görmez gibi, bilir aklım bilmez gibi oldu. Kendim düşünceye daldım. Zamanı Tanrı yaÅŸar. İnsan oÄŸlu hep ölmek için türemiÅŸ. Öyle düşünceye daldım. Gözden yaÅŸ gelse mani olarak, gönülden aÄŸlamak gelse geri çevirerek düşünceye daldım. MüthiÅŸ düşünceye daldım. İki ÅŸadın ve küçük kardeÅŸ yeÄŸenimin, oÄŸlumun, beylerimin, milletimin gözü kaşı kötü olacak diyip düşünceye daldım. Yasçı, aÄŸlayıcı olarak Kıtay, Tatabı milletinden baÅŸta Udar general geldi. Çin kaÄŸanından İsiyi Likeng geldi. On binlik hazine, altın, gümüş fazla fazla getirdi. Tibet kaÄŸanından vezir geldi. Batıda gün batısındaki SoÄŸd, İranlı, Buhara ülkesi halkından Enik general, OÄŸul Tarkan geldi. On Ok oÄŸlum TürgiÅŸ kaÄŸanından Makaraç mühürdar, OÄŸuz Bilge mühürdar geldi. Kırgız kaÄŸanından TarduÅŸ İnançu Çor geldi. Türbe yapıcı, resim yapan, kitâbe taşı yapıcısı olarak Çin kaÄŸanının yeÄŸeni Çang general geldi.
Kuzeydoğu Yüzü:
Kül Tigin koyun yılında on yedinci günde uçtu. Dokuzuncu ay, yirmi yedinci günde yas töreni tertip ettik. Türbesini, resimini, kitâbe taşını maymun yılında yedinci ay, yirmi yedinci günde hep bitirdik. Kül Tigin kendisi kırk yedi yaşında bulut çöktürdü … Bunca resimciyi Tuygut vali getirdi.
Güneydoğu Yüzü:
Bunca yazıyı yazan Kül Tiginin yeÄŸeni Yollug Tigin, yazdım. Yirmi gün oturup bu taÅŸa, bu duvara hep Yollug Tigin, yazdım. DeÄŸerli oÄŸlunuzdan, evlâdınızdan çok daha iyi beslerdiniz. Uçup gittiniz. Gökte hayattaki gibi …
Güneybatı Yüzü:
Kül Tiginin altınını, gümüşünü, hazinesini, servetini, dört binlik at sürüsünü idare eden Tuygut bu … Beyim prens yukarı gök … taÅŸ yazdım. Yollug Tigin.
Batı Yüzü:
Batıdan SoÄŸd baÅŸ kaldırdı. Küçük kardeÅŸim Kül Tigin … için, öle yite iÅŸi gücü verdiÄŸi için, Türk Bilge KaÄŸanı, nezaret etmek üzere, küçük kardeÅŸim Kül Tigini gözeterek oturdum. İnançu Apa Yargan Tarkan adını verdim. Onu övdürdüm.
Tags: kültigin anıtı, orhun abideleri
Category: Orhun Abideleri